Kategori arşivi: Hayata Dair

Olumlu Düşünmenin Dayanılmaz Hafifliği :)

Herkese Merhaba,

Bugün size İK penceresi dışından seslenmek istiyorum. Gerçi başlıktan da anlayacağınız üzere, özel hayatı etkileyen olumlu düşünme dolaylı da olsa iş hayatını (benim ve meslektaşlarım açısından iK’yı) ilgilendiriyor.

Popülerliğini asla kaybetmeyecek olan olumlu düşünmenin kendimce keşfettiğim inanılmaz etkilerinden bahsetmeye çalışacağım.

Okumaya devam et

Share This:

Bu bir tutku: YOGA

Herkese Merhaba,

Bugün size, 2014 yılında hayatıma “yoganın bana iyi geleceğini hissediyorum?” iç sesiyle hobi olarak girip, 2016 yılında bir tutkuya dönüşen ve 2017 yılı itibariyle profesyonelleşme isteğiyle yanıp tutuştuğum Yoga hakkında bir şeyler karalamak istiyorum.

Peki nedir bu yoga? Kısaca ve kendimce tanımlamaya çalışacağım.

Okumaya devam et

Share This:

Hayata Dair B Planı

plan_b

Herkese Merhaba,

Bugün iş dışı, belki biraz da içinde bulunduğum ruh durumundan uzaklaşmak için yazacağım size.

Bir kaçış planı ya da kendinizi güvende hissettirecek bir B planı mutlaka olmalı hayatta.

Okumaya devam et

Share This:

Ya 2017’den Umudumuz Olmasaydı..

happy-new-year-2017-poster

Herkese Merhaba,

Uzun bir süredir paylaşımda bulunmadığımı anımsadım bugün ve İK hakkında değil, hayata dair yazmak istedim.

Yeni yıla girmek üzere olduğumuz şu günlerde, her sene yaptığımız rutini gerçekleştirelim haydi.

Okumaya devam et

Share This:

Planlayıcı Deyip Geçmeyin

Herkese Merhaba,

İzmir’in güneşli ve huzurlu bu hafta sonunun ilk tatil gününde, hayata dair bir paylaşımda bulunmak istedim. Konumuz ajanda 🙂

Günlük hayatın koşturmacasını planlamanın ve unutkanlıktan kurtulmanın en tatlı yollarından biri de ajanda kullanmaktır. Evet, bildiğimiz ajanda ya da günümüzdeki yaygın kullanım adıyla “planlayıcı”. Ajanda deyip geçmeyin, benim bahsettiğim sadece günlere ayrılarak kullanılan eski tip ajandalardan değil. Gerçek bir planlayıcı, hayatınızın planlayıcısı.

Okumaya devam et

Share This:

Hoş Gel Sefa Getir 2016!

2016

Herkese Merhaba,

Birlikte 1 yılı daha geride bıraktık. Her sene yaptığımız gibi, şimdi geçtiğimiz yılı muhakeme etme ve gelecek yıl hedeflerimizi belirleme zamanı.

Kendi adıma 2015 yılı, önceki 2 yıla nazaran pek de rutin olmayan bir yıldı. Hem iş hem de özel hayatımdaki hareketlilik, senenin son yarısında kendini fena halde hissettirdi. Hala da durulmuş değilim ya neyse 🙂

Peki, “ne durumdayız?” ya da “neydik ne olduk?” bir de ona bakalım.

Okumaya devam et

Share This:

Hayat Arkadaşı

Hayat, arkadaşınız olmadan yaşanmaz; hayat arkadaşınız olmazsa olmaz.

IMG_6153Kafanızdaki düşüncelerin etkili bir şekilde davranışa dönüşmesi esnasında sorun yaşıyorsanız, hayatınızda önemli bir varlık eksik demektir. Ya hayat arkadaşınız yoktur, ya da hayatta arkadaşınız.

Okumaya devam et

Share This:

İç dünyamdan notlar..

2015’in ikinci ayını geride bırakırken, hedeflediğimiz gibi bu ayın yazısına sıcacık bir MERHABA ile başlayalım..

Bugün iş ile ilgili değil de hayata, insan olmaya dair bir yazı olacak baştan söyleyeyim. Planladığım gibi “ iş hayatında şeffaflık üzerine” yazacak havamda değilim çünkü. Bu yazı bir serzeniş, tabiri caizse bir iç dökme yazısı; eminim kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

Biz insanlar ne için yaşıyoruz? Hepimizin bir amacı, bir beklentisi, bir umudu yok mu? Siz de her akşam yatarken, yarın uyanacağınız umuduyla saatinizi kurmuyor musunuz? Okuduğumuz kitaplara devam etmek amacıyla ayraç koymuyor muyuz? İnsanlar belirledikleri bir amaca ulaşmak ümidiyle türlü türlü yollar denemiyor mu? Peki siz de dönem dönem amacınızın kalmadığını, umudunuzun tükendiğini, tüm yolların tıkandığını ya da açılması olası tüm kapıların yüzünüze kapandığını hissediyor musunuz?

Muhtemelen farkına varana kadar hissetmiyorsunuz. Farkına varmak istiyorsanız, gelin duygularımı sizinle de paylaşayım. Mutluluklar paylaştıkça çoğalıyorsa, huzursuzluklar da paylaştıkça azalıyor.

Geçenlerde okuduğum bir kitapta, fal baktırmanın gereksiz ve saçma bir uğraş olduğundan bahsediliyordu. Çünkü geleceğini merak eden insan şimdiye odaklanmalı idi. Şu an verdiğimiz kararlar hayatımıza yön verir, geleceğimizi belirler idi. Etkilenmiştim bu sözden. Her zaman geleceğime odaklanmış, nerede ne yapıyor olacağımı düşünmüştüm. Tipik bir yengeç burcu olarak, hayal dünyasına dalıp bugünü kaçırıyordum.

Kısa bir süredir hayallerime ara verip, bugüne döndüm. Alışık olmadığım için bocaladığımı fark ettim, hayatın akışına kendimi kaptırıp, gelecekte bana faydasını zararını düşünmeden anlık kararlar alıp yaşayıp gidiyormuşum meğerse. Kör olmuş, tek bir sebebe bağlanmış hayatım, dünyaya bir kez geldiğini unutmuş, akıyordu. İşten eve geldiğim bir Cuma akşamı, “Oh be bu hafta da bitti” dediğimi fark ettiğimde, birçok şeyi tam da o an fark etmiştim. Çevremdeki birçok insandan da bu tarz duyumları aldığımı hatırladım; “Ne uzun bir gün, bitmeyen gün yapmışlar” diyorlardı. Farkına varmanın şaşkınlığıyla sordum kendime, ne yapıyorum ben? Sadece severek yaptığın işinin, hayatının merkezine koyduğun kişinin çevresinde dönen bir dünya, onlarla var olan bir hayat. Kısır döngü içine almış beni de, tıpkı diğerleri gibi. Anladım ki, o farkındalığa sahip olana kadar hayattan umudunu kesmiş, amaçsız bir insana dönüşmüşüm.

Peki şimdi??? Yazdıklarımı geçmiş zaman kipinde kullanıyorum fark ettiyseniz 🙂 çok sıcak bir konu olduğundan henüz somut bir örnek veremesem de, başlamak bitirmenin yarısıdır derler. Bakarsınız bir aya kalmaz bomba bir haberle karşınıza çıkarım 😉

Hepimizin hayatta radikal kararlar aldığı dönemler olmuştur. İşte bu gibi farkındalıklarla hayata geçiyor o kararlar, bugün alınıp geleceği belirlemek üzere..

Bundan sonrası için olacaklardan ben sorumluyum 🙂

Ben yazdıkça rahatladım, umarım siz de okudukça iyi hissetmişsinizdir.

Bugünü farkındalıkla yaşadığımız günler dileğimle,

Sevgiler..

Share This:

Yeni Bir Yıl, Yeni Umutlar Demek :)

Uzun bir aradan sonra, 2014’ün son blog yazısından selamlar,

Bloguma yazı yazmam sizler için şaşırtıcı bir durum artık biliyorum 🙂 bugün iş güç ile ilgili değil, tamamen insan olmaktan gelen ortak bir duygudan konuşalım istiyorum.

İnsanoğlu hedefleri ve istekleri doğrultusunda yaşar, hayatta herhangi bir amacımız yoksa yaşamanın da hiçbir anlamı yoktur. Zaten, hayat denen şey belirlenen ve sürekli yenilenen hedeflere ulaşmak için süregelen bir zaman dilimi değil midir? Söz konusu hedefler, ya gerçekleştikçe ya da genellikle yeni bir yıla girerken beklentiler şeklinde yenilenir. En azından benim için öyle 🙂

2014’e veda etmekte olduğumuz şu günlerde, eminim benim gibi herkes, 2014’ün nasıl geçtiğini, hedeflerini ne derece gerçekleştirebildiğini ya da belirlediği hedefe ulaşmada ne kadar yol kat ettiğini analiz ediyor, 2015’ten beklentilerini, gerçekleştirmek istediği hedeflerini, hayallerini, isteklerini ve hayata dair almak istediği kararları düşünüyordur.

Bunu daha kolay ve eğlenceli bir hale getirebilmek için, tüm sevdiklerimden istediğim gibi sizden de sizin için bir isteğim olacak:

* Yeni yıla nasıl girerseniz girin, yılın ilk gününde, en sevdiğiniz kalemi ve bloknotu alın ve içine büyük, küçük, saçma, gerçekçi, imkansız olarak düşündüğünüz, olsa da olur olmasa da olur dediğiniz her türlü isteğinizi yazın. Hayal gücünde sınır yok 😉
* Yılın ilerleyen günlerinde, belirlediğiniz istekleriniz için neler yapabileceğinizi düşünün ve yapmaya başlayın.
* Yıl içinde ya da sonunda, bu umut dolu defteri karıştırdığınız zaman yapmış olduklarınız ve herhangi bir sebepten dolayı yapamadıklarınızı görmek sizin için müthiş bir motivasyon aracı olacaktır. (“Zamanı Yönetme Becerisi” isimli yazımda da bahsetmişim, planlı olmak ve hedefleneni başarmanın mutluluğu.)

Ben sırf bu görev için dünyanın en sevimli kalemini ve bloknotunu aldım 🙂 bir yandan da 2015’te neler yapmak istediğimi düşünmeye başladım bile. Haydi, siz de 😉

2015 benim yılım olacak diyen herkese bol şans 🙂

İyi seneler..

Share This:

Gurur verici eserim yayında..

Bugün, yüzümü güldüren, koltuklarımı kabartan ve gururlanmamı sağlayan bir mail aldım. Mailin içeriğinde, danışman hocamla birlikte büyük bir emek ve çaba sarf ederek yoktan var ettiğimiz mini kitabımın, YÖK’ün ulusal tez merkezi sayfasında yayınlanmış olduğu bilgisi yer alıyordu. Tezimin, değerli 5 jüri üyesi tarafından kabul edilmesinin üzerinden geçen 4 ayın sonunda bu güzel haberi almak gözlerimin parlamasına neden oldu. Çok mutlu oldum, çünkü o benim bebeğim 🙂 gerçekten böyle hissediyorum, çünkü çokça okuyup araştırarak onu bilgilerle besledim ve geliştirdim. Ömrümün sonuna kadar savunacağım ve arkasında duracağım tezimi, tüm öğrenci arkadaşlarımın ve inovasyon, yaratıcılık ve çalışan motivasyonu ile ilgilenen herkesin yararlanması için kullanıma açmanın verdiği heyecan içerisindeyim.

Ne diyeyim, insanlık için küçük benim için büyük bir adım olan eserim vatana millete hayırlı olsun 🙂

Böylesi bir mutluluğu ve gururu herkesin yaşaması dileğiyle,

Hoşçakalın..

Share This: