Herkese Merhaba,

Bu sene 25.’si gerçekleşen Peryön Kongre’de ben de vardım!

Açıkçası bu sene Peryön Konge’ye katılma gibi bir planım yoktu. Hem işe yeni girmiş olmam hem de son 2 yıldır Peryön’ün beklentilerimi karşılamaması üzerine katılmasam da olur diyordum, çünkü hakkımı People Make The Brand’a saklıyordum. Çalışmakta olduğum Derindere (DRD Filo)’den katılım teklifi gelince değerlendirmek istedim.

2-3 Kasım’da gerçekleşen Peryön Kongre’nin ilk gününde birçok oturuma aktif katılım sağladım. Şimdi size oturumlardan izlenimlerimi paylaşacağım. (Not: 1 ay önce yazdığım yazıyı bazı sebeplerle henüz paylaşabiliyorum.)

Her zamanki gibi müthiş bir görsel şovdan sonra kongre başladı. İlk konuşmacı, “Güç Artık Kimde? Beygir Gücünden Beynin Gücüne Emek Algımızın Dönüşümü”  konusuyla TÜSİAD YK Başkanı Erol Bilecik idi.

“Eğitim çok önemli! Gelecek, farklı düşünen insanlarla sağlanacak. Bu da ancak kaliteli eğitimle mümkün olabilecektir.”

Haber alma özgürlüğümüzün daha fazla kısıtlanmaması adına, Vikipedi’nin de bir an önce açılması gerektiğini yetkililere duyurdu, umarım bu çağrı ilgili mercilere ulaşır! İK’nın da beyin gücüyle dijitalleşmeye doğru gittiğini belirterek, güzel temennilerle konuşmasını bitirdi.

Ardından “Değişim Süreci ve Liderlik” konulu söyleşi başladı. Pegasus CEO’su Mehmet Nane, Sandoz-Novartis Ortadoğu ve Türkiye Başkanı Dr. Altan Demirdere, Algida ve Unilever’in Genel Müdürlüğünü yapmış olan Ahmet Coşar, Ümit Öztürk moderatörlüğünde oturumu gerçekleştirdiler.

Mehmet Nane, Önce İnsan diyerek söze başladı ve benimsediği Aristo’nun Ethos, Pathos, Logos kavramlarından bahsetti.

“Liderlik, şirketin ihtiyaç noktalarını, iç dengelerini ve şirketteki beklentileri öğrenerek gerçekleştirilebilecek bir olgudur.”

Ahmet Coşar, liderlik için pastayı büyütüp takımla çalışmak gerektiğine değindi.

“İnsanların zayıf yönlerine odaklanıp geliştirmek için uğraşmaktansa, güçlü yanları ilerletmek çok daha kolay ve geliştiricidir.”

Tatlı bir kahve molasından sonra, “İş Yerinin Bağlayıcı Cazibesi” konulu söyleşiyle devam etti kongre. Sahibinden.com GMY’si Güntulu Peker Pamuk, Ford Otosan İK Direktörü Nursel Ölmez Ateş, Denizbank İK GMY’si Yavuz Elkin, Mehmet Onur moderatörlüğünde oturumu gerçekleştirdiler.

Nursel Yavuz, “Sen Varsan Güç Bizim” isimli İşveren Markasından bahsederek söze başladı. Şirketi içi ve şirket dışı görüşlerin önemine değinerek, önce iç sonra dış müşteri memnuniyetinden bahsetti.

“İK pazarlama, şirket tanıtımı için önerilen değer iyi olmalı ve beklentiyi karşılamalı, bu değer önermesine uyumlu personel ile çalışılmalı ve üst yönetimin desteği mutlaka alınmalı.”

Güntulu Peker Pamuk, “Sahibi Sensin” isimli İşveren Markasından bahsederek söze başladı. Adayın hoş bir mailin ile mülakat öncesinden, lokum ile başlayıp tatlı konuştukları mülakat esnasından ve mülakat sonrası aday deneyimlerini alana kadar tüm süreci özenle takip ettiklerinden bahsetti.

“Sürdürülebilir ve istikrarlı olması gereken işveren markası yaratmada önceliği kendi çalışanlarımıza vermeliyiz. Ardından geçmiş ve gelecekteki potansiyel çalışanlara hitap etmeliyiz.”

Son oturumdan 15 dakika erken çıkıp büyük salona koşarak, Kaan Sekban’a gülmeye gittim J iyi ki de gitmişim, kahkaha dolu bir 16 dakika geçirdim sayesinde. Tabi ki yetmedi, ilk stand-up’ına bilet aldım, gülmeye orada devam edeceğim J

Blogger arkadaşlarımla buluşup kaynattığımız öğle yemeğinden sonra “Biz Geliyoruz Lütfen Çekilmeyin” konulu söyleşi başladı. Alarko Holding YK Üyesi Leyla Alaton, Turkish Win/Bin Yaprak Projesi Koordinatörü Melek Pulatkonak, Esas Sosyal Kurucu Direktörü Filiz Bikmen, Ebru Taşçı Firuzbay moderatörlüğünde oturumu gerçekleştirdiler.

Oturumun genelinde kadın istihdamı, kadınlara yönelik öncelik çalışmaları ve kadınların yapabildiklerinden bahsedildi. Bir kadın olarak oldukça keyiflendiğim bir oturum oldu J

Yine kahve molasının ardından “İK Yol Ayrımında: Sanayi 4.0 ve İşin Geleceği” isimli söyleşi başladı. Abdi İbrahim BT Direktörü Emre Vural, Eczacıbaşı Holding BT Grup Başkanı Levent Kızıltan, Netaş YK Üyesi Yasemin Akad, Prof Dr. Sinan Alçın moderatörlüğünde oturumu gerçekleştirdiler.

Bu oturumda ise, Sanayi 4.0’ın getirdikleri, dijitalleşmenin ve otomasyonun şirketlere ve İnsan Kaynaklarına etkisini IT bakış açısıyla dinledik.

Yorgunluğun iyiden iyiye baş gösterdiği son oturum interaktif ve oldukça keyifliydi. “Networking Gücü Seninle Olsun!” konusuyla, Amerika’nın en çok davet edilen konuşmacısı The NetworKing kurucusu Charles Ruffolo’yu dinleme şansı bulduk.

“Tüm bu etkinliklerin amacı, sadece bir şeyler öğrenip not tutmanız değil, diğer insanlarla tanışmanız network kurmanızdır aslında. Kartvizit verin, tanışın, konuşun, soru sorun, paylaşın, iletişim kurun, devamlılık sağlayın. Unutmayın, başarı networking ile sağlanır!”

Oturumlardan öğrendiklerimiz dışında stantlardan bolca bilgi aldığımız, tanımadığımız insanlarla “network” kurduğumuz, tanıdıklarımızla muhabbetlerimizi pekiştirdiğimiz güzel bir gündü.

Daha kapsamlı nice 25 yıllarda görüşmek dileğiyle,

Sevgiler.

Share This:


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir