Herkese Merhaba,

Bir süredir İnsan Kaynakları ya da trend olan ismiyle İnsan (People) veya İnsan ve Kültür (People & Culture) alanlarında araştırma yapıyor ve blogda yayınlamaya değer farklı konular bulmaya çalışıyorum. Fakat nedense yapay zekanın dijitalleşen İK’daki yeri, olmazsa olmaz yeni liderlik anlayışı ve bence en önemli kısım olan çalışan deneyimi dışında bir yenilik göremiyorum.

Bir süredir kurumsal hayata ara vermiş olsam da, hem meslektaş arkadaşlarımdan hem de sosyal medya mecralarından takip ederek İK’yı yakın markaja almış durumdayım. Nedense bana yeni İK trendleri konusunda tıkanmışlık var gibi geliyor. Teoride yeni ve denenmemiş fikirler olsa da uygulamada durum biraz farklı sanırım. Kaldı ki birçok arkadaşım operasyon içinde boğulduğundan dem vururken, bir kısmı da hala bütçe peşinde koştuğunu ve yönetimin değişime ayak uydurma konusunda direndiğini belirtiyor. Sizde durumlar nasıl bilmiyorum, ben onların yalancısıyım 🙂

2025 yılında çalışma hayatında yeni trendler neler olacakmış, kısaca göz atalım:

  1. Fütürist Lider Gelişimi : Lider kavramının altını fütürist yani geleceği öngören ve insan odaklı yaklaşımla doldurmak gerekiyor.
  2. Sürekli Öğrenen Yetenek Gelişimi : Hız çağına ayak uydurmak için yeteneklerin sürekli öğrenmesini ve gelişimini takip etmek gerekiyor.
  3. Geleceğe Yönelik Yetenek İhtiyaçlarının Stratejik Planı : Fütürist liderler aracılığıyla geleceğe yönelik planlar çerçevesinde yetenek ihtiyaçlarının belirlenmesi gerekiyor.
  4. Veri Odaklı İK Analizleri : Veri uzunca bir süre daha hayatımızın merkezinde kalmaya devam edecek. İK analitiği sistemlerini kullanarak işe alım, eğitim, performans, çalışan deneyimi istatistiklerini takip etmek gerekiyor.
  5. Çalışma Modellerinde Esneklik : Lütfen insanları ofise getirmeye zorlamayın, 9-18 mesai saatlerine mecbur bırakmayın 🙂 Çalışma modellerinde esnek davranarak sonuç odaklı olmak gerekiyor.
  6. Değişim Yönetimi : Değişime direnmeyi bırakın. Yeni nesil insanlarla bir arada refah içinde çalışmak ve gelecekte şirketin başarıyla var olması için değişime ayak uydurmak ve hatta değişime yön vermek gerekiyor. 
  7. Örgütsel Kültür : Şirketin kendine has bir kültürünün olması ve insanların da bu kültürü içselleştirerek uyum içinde çalışması gerekiyor.
  8. Esenlik Odaklı Çalışan Deneyimi : Çalışan her insanın o şirkette sağlıklı, huzurlu ve esen olması için özel çalışmalar yapmak gerekiyor.
  9. Kişiselleştirilmiş Değerlendirme ve Gelişim Sistemleri : Her insanın biricik olduğunu unutmadan kişiselleştirilmiş sistemler geliştirmek gerekiyor.
  10. İnsan Kaynakları Teknolojisi ve Yapay Zeka : Tabii ki manuel operasyonel işleri yapay zekaya bırakmak ve otomasyon sistemlerinden faydalanmak gerekiyor.
  11. Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI) : Farklı bakış açıları geliştirmek ve yaratıcı çözümler üretmek için DEI stratejilerine önem vermek gerekiyor.
  12. Ücret Denkliği ve Şeffaflık : Ülkemizde hassas bir konu olsa da, gelişmiş adalet sistemi olan şirketlerde sorun olmayacağını düşündüğüm şeffaflık konusunda ilerleme kaydetmek gerekiyor.

Bunların dışında, HR Dergi’de 2022 yılında yayımlandığını tahmin ettiğim bir makalede, gelecek için aşağıdaki gereklilikler belirtilmiş. Çok hoşuma gitti ve olduğu gibi aktarmak istedim:

AWEsome – Mükemmel Olun!
AWE: Agile, WorkIsWonderful, Engage

Evet bu doğru. Ama demek istediğimiz farklı bir tür mükemmellik. Verimlilik ve etkililik için AWE çalışma ilkelerini kuruluşunuza aşılayın:

#Agile: İK süreçlerinizi daha çevik hale getirin ve israfı azaltın. Çalışanları ve departmanı güçlendirerek katma değerli çalışmaya odaklanın.

#WorkIsWonderful: Karar verme ve uygulamada önyargıyı azaltarak adaleti koruyun. Ayrıca, teknolojiyi ve analitiği kullanmak, işi basit ve harika hale getirir.

#Engage: Çalışan bağlılığı kritik bir işlevdir. Bir arayüz, çalışanların hem ilgisini çekmede hem de motive etmede rol oynar. Ayrıca, artan katılım için İK operasyonlarınızı yürütmek için Slack gibi iletişim platformlarından yararlanın.

Yine HR Dergi’nin yayımladığı daha güncel bir makalede; dijital avatarlar ile metaverse işe alım, robot takım arkadaşları, giyilebilir teknoloji ile esenlik çalışmaları, duygusal zekayı anlamlandırabilen yapay zeka sistemleri gibi beklentilerimi aşan trendlerden bahsediliyor. Bunların uygulanabilirliği konusunda soru işaretlerim olsa da fikir olarak bile oldukça orijinal. Bu arada bu yapay zeka denen şey beni korkutmuyor değil 🙂 neyse.

2025 yılının trendlerinden bahsetmeye çalıştım. Değişimden beklentimizin özellikle pandemiden sonra oldukça yükseldiğini düşünüyorum. Tüketim hızımızın da arttığını düşünürsek, İK departmanlarındaki beklentimiz belki gerçek dışı kalabiliyor. En azından gözden geçirme ve mevcut trendleri yakalamak için eksikleri tamamlama adına hareket etmek bence en doğrusu olacaktır. Bunun için de “neredeyiz, ne hedefliyoruz, nasıl yol alıyoruz?” gibi sorularla yeni trendlere proje bazlı bakarak ilerlemek gerektiğini düşünüyorum.

Yeni bakış açılarında buluşmak dileğiyle,

Sevgiler.

Share This:


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar yer tutucu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir